4 Ekim 2008 Cumartesi

Lamborghini'nin Türk futbolundaki yeri

Gökhan iyi topçu şüphesiz. Fenerbahçe'ye geldiğinden beri takip ediyorum kendisini, iyi topçu ama devamlılığının olmadığını da göstersi bize ne yazık ki. Geçen sezon Fenerbahçe'de kendini göstermeye başladıktan hemen birkaç hafta sonra kendisiyle yapılan ropörtajda "Türkiye'de 3 büyük yok, her anlamda tek büyük var" gibi birşeyler demiş; ve önce 'kefen giymeyi Galatasaray forması giymeye tercih edeceğini' sonra Galatasaray'la anlaştığında da 'küçüklükten beri Galatasaraylı olduğunu' söyleyen beyefendiyi hatırlatmıştı bana. Daha Fenerbahçe'deki ilk senesindeyken ve kendini daha yeni yeni göstermeye başlamışken böyle triplere girmek hata ötesi bir durum. Bir dur ya bir dur. Alex öyle artistlik yapmıyo sağda solda sen kimsin be...

Neyse Gökhan kardeşimiz borçlanarak bir ev ve Lamborghini marka bir araba almış. (Futbolcuların lüks araba kullanması mecburiyeti var Türkiye'de biliyorsunuz.) Taksitleri ödeyemeyecek hale gelmiş ve bunun için "Her türlü sorununuzda önce bana gelin" diyen Aziz başkana koşmuş. Aziz başkan da bir önceki cümledeki sınırsız şefkat vaadini "Bize sordun da mı aldın Gökhan?" diyerek yerine getirmiş.

Hiç yorum yok: