22 Ekim 2008 Çarşamba

Fenerbahçe 2 - Arsenal 5

Maç üçüncü golde koptu bitti. Normal şartlarda uzatmalarla birlikte maçın bitimine yaklaşık 20 dakika varken atılan ikinci gol; atak üstüne atak geliştiren Fenerbahçe takımının seyircisini ateşlemeliydi. Seyirci destek ve tezahüratıyla stadı adeta yıkmalıydı. Ama maç 21nci dakikada Arsenal üçüncü golü attığında bitmişti, skoru 4-2 yapan .

Seyirci Maldonado'yu ıslıklıyor, Guiza'yı alkışlıyor. Hiç anlamıyorum. Sen adamı aryıp bulmuşsun, demişsin ki "Hocam biz Fenerbahçe'yiz, şöyle iyiyiz böyle şahaneyiz. Sana şu kadar da para veririz. Gelir misin?". Adam da gelmiş, iyi veya kötü de oynuyor. Çıkınca onu yuhalıyorsun. Guiza'yı da bilmemkaç milyon yüroya almışsın gol atsın diye. Birsürü gol pozisyonunu kaçırıyor. Sonra defansa gelip yardım etti diye maçın kahramanı ilan ediyorsun. Koştu diye.

Son dakikalarda Arsenal'de 18 yaşında bir oyuncu giriyor. Sunucu veriyor gazı, bakın heyecanlı diyor, bakın heyecandan çükü düşecek. Ama sunucunun çocuk dediği eleman, sahada o kadar soğukkanlı ki, sanki 10 tane şampiyonlar ligi finali oynamış. Golünü de atıyor.

"Evet Guizaaa, hayır guiza, hayır guiza, evet demek istedik ama hayır Guiza" sunucu komedyası.

Arsenal'in defansındaki -normalde yedek olan, dördüncü golü atan- Song, Trabzonspor'lu Rigobert Song'un yeğeniymiş.

Maçtan sonra Adebayor'a soruyorlar: "5 gol süpriz oldu mu?" Aynen diyor ki: "Dürüst olmak gerekirse hayır, çünkü biz çok iyi bir takımız."

Edu ve Lugano sağlam adamlar, ben birçok kişinin aksine Edu'yu daha faydalı buluyorum. Ama sağ ve soldan hiç yardım gelmezse batmaları ve batırmaları gayet normal. Fener dün 4-4-2 görünümlü bir 4-3-1-2 oynamak için çıkmıştı sahaya dizilişe bakıldığında. Ama bu düzen 2-5-1-2 oldu. Roberto Carlos turşu olmuş, Vederson iyileşsin artık bir an önce. (Ya da ben Galatasaraylıyım abi, iyileşmesin daha iyi:)

Neyse bir Galatasaraylı olarak kendimce gördüklerimi şöyle özetliyeyim: Fener seyircisi bıkmış, Aziz başkana bu zamana kadar yaptıklarından dolayı çok sert çıkmaya kıyamıyor ya da neyse sert çıkmıyor. Bu da garip yerlere sirayet ediyor. İkinci yarı seyirci yoktu hiçbir şekilde, 4-2 yapıyor takım, tık yok. Maldonado'ya çakıyor, Guiza'yı öpüyor. Uğur'a çakıyor, Roberto Carlos'u öpüyor. Ama olan da Fener'e oluyor.

Dünkü maç bitmesine 70 dakika varken, 20nci dakikada 3-1 olduğunda bitti. Fener'in şampiyonlar ligi serüveni debitime dört maç varken; önceki Şampiyonlar Ligi haftasında oynanan Fenerbahçe-Dinamo Kiev maçında bitmişti zaten.

Hiç yorum yok: