Bu maçın bize öğrettiği şudur: Bu ülkedeki futbol yorumcularından bir tanesi bile adam gibi yorumcu değildir. Nenemin sakalı olsaydı dedem olurdu hesabı cümlelerden farklı birşey söyleyen yok. Skor sizi yanıltmasın. Serdar’ın pozisyonları gol olsaydıymış. İyi de güzel abicim, sevgili kardeşlerim, maçın dördüncü dakikasında Galatasaray gol atınca tabiki geri çekilecek ne yapabilir ki başka. Golü atan takım skoru korumak ister, golü atan Galatasaray’ın karşısındaki takım Kasımpaşa değil ki Beşiktaş abi. Kötü de olsa Beşiktaş. Cimbom’un çekilmesinden doğal ne var. Derbilerde gol attıysa üstüne bir de saldırılan tek bir durum var: O da Kadıköy’de Galatasaray’ın başına gelir.
Beşiktaş dakika dörtte gol atsa, maç da 1-0 bitse kalan 86 dakikada büyük bir ihtimalle Galatasaray presli oynamış olacaktı. Bu sefer de diyeceklerdi ki: Beşiktaş 1-0 aldı maçı ama sizi yanıltmasın Galatasaray baskılıydı. Sonuçta Galatasaray’ın bir fazla şutu var, pozisyon sayısı da denk, maç denkti yani. Skora bakmayın beşiktaş daha iyi oynadı filan gibi bir durum (es) yok.
Neyse anektodlara geçersek:
1-0’ı korumak isteyen Rijkard Nonda’yı oyuna sokmazdı. Bu bence olumlu bir hareket. Nonda oyuna girmek için giyindiğinde büyük ihtimalle Baros’un yerine girecekti. Forvet – forvet değişikliği yapsa bile yine de bence olumlu bakılmalı. Nonda’yle oyuna devam ederim, Baros’un gerçekten iyi yıprattığı defansa kafadan dalarım. Zamanında forvet çıkarıp DMC alan teknik traktörlere göre gayet iyi.
Sabri melek gibiydi maçta. Tabata’nın Mustafa’ya daldığı pozisyonda benim amcaoğlu anında dedi ki: Ya bu bizimkiler gerçekten manyak ya, al işte Emre de geldi oh ne güzel. Şimdi Sabri’de gelir dedik içimizden ama gelmedi. Baktık maç genelinde de hiç itirazı yok. Dedim heralde bu maçlık böyle birşey oldu. Yok, adam maçtan sonra aynen demiş. Ben o işleri bıraktım artık namuslu, şeref timsali bir yaşam süreceğim bu memlekette. Hadi hayırlısı.
Beşiktaşlı arkadaşlarım ağlıyordu hakem diye geçen haftalarda. Baktım bu hafta tık yok hoşafingenlerde. Tabata’nın hareketi direkt kırmızıydı. Oldu canım.
Serdar Özkan bu sene atılım senesini gerçekleştirebilir. Bizi bayağı bir terletti. Baktım Manchester maçında da insiyatif aldı, şutlar attı filan. Bence kaçırdığı şutlara rağmen Beşiktaş’ın eniyisiysi. Desteklenmesi lazım bu kardeşimizin, kaçırsa bile pozisyona girmesi meziyet, atmayı da öğrenir zamanla. Bu arada Manchester Mençıstır diye okunmaz, Şansal abi gibi okunur, Mançester diye hatta e’ler açık e şeklinde okunur, öyle cahil ayılar gibi okumayın.
Beşiktaş defansında Recep Çetin’in eksikliği hala hissediliyor. Abi düşünsene sağda Takoz Recep var solda Deli İbrahim. Mançester kim be.
Beşiktaş bu maşta korner kullansa kim gol atar, Nihat, Serdar, Ekrem, Tabata, Bu dörtlünün boy ortalaması 1.70.
Galatasaray’da Leo Franco rengini belli etti. Yusuf’un maç boyunca yaptığı tek iyi şey olan şutunu süper yakaladı. İyi kaleci, inşallah devamı gelecek ve iyi bir şekilde eğittiği Ufuk’a kaleyi teslim edecek.
Transfer konusunda çağ atladığımız bir gerçek. Beşiktaş’ın Tabata artı İsmail’e verdiği bonservis parası, Galatasaray’ın Elano artı Keita’ya verdiği bonservis parasından çok. Futbolcuların aldıkları ücrette Galatasaray –aynı oyuncular için konuşuyorum- net iki katı para veriyor olsa gerek.
İsmail Köybaşı için “Ne köy olur ne kasaba” demişler. Bi susun lan diyorum ben de.