17 Ağustos 2008 Pazar

Süper Kupa

"İlk devre çok kötüydük, ikinci devre iyiydik", "ilk devre hoşaf gibi oynayan cimbom ikinci devre coştu, coşturdu", "ilk devre kumdan kalelere benzeyen Gassaray ikinci devre Afyon kalesine benziyordu", "ilk yarı Turşusipor olan takım ikince devre Turpsipor oldu birden", ilk devre mal gibi oynayan takım ikinci devre mal müdürü gibi oynadı" "ilk devre dökülen takım ikinci devre rakibini döktü", "ilk devre aslan kalas, ikinci devre rakip sürkalase" vs vs vs.

Dünkü Süper Kupa finali için yazılan söylenenlerin hepsi nerdeyse birebir aynı. Şairane birşeyler ekleme çabalarındanki yazarlar biraz kasıyor ama öz aynı. Evet bunu altı yaşındaki yeğenim de söylüyor. Neydi ama ortadaki sır.

Bazı gazetelerde üstünkörü yazılmış, teknik direktör Skibbe ve Hasan Şaş oyuncuları motive etmiş. Bence esas belirleyici hususu Servet maç sonu ropörtajında belirtti. "...İlk yarı kötüydük, devre arasında hocamız bizi uyardı, hatta açıkçası baya sert uyardı..." mealinde sözler söyleyen Servet bence durumu özetledi. Skibbe devre arasında sağlam çakmış.

Ortaokulda okul takımında kaleciyken hatırlarım da bizim golcümüz olan arkadaş gol attıktan sonra "afferim oğlum, aslanım benim, hadi aynen devam" nidaları yerine "afferin lan yauşak, şımarma dalaaanı zükerim senin" gibi bir direktif betimlemesinin kendini daha çok gazladığını daha terbiyeli söylersek motive ettiğini söylemişti. Keza bana da "kaplan gibi uçarsın koçum benim" yerine "senden geçen toplar sana girsin" gibi bir motivasyon taktiği uygulardı hocamız. Topu yumruklayamazsam rakibe gömerdim ben "aaa kazara oldu bak tüh" diyerekten.

Şehir tiyatrolarındaki bir oyunda da vardı. Adam diğerini çağırıyor. Üç-dört kez "beyefendi bakar mısınız" vb cümlelerle sesleniyor ama diğeri gelmiyor. En sonunda "lan hayvanın oğlu, gel buraya" deyince de "beni mi çağırdın abi" diye geliyor eleman.

Garip bir milletiz vesselam.

Hiç yorum yok: