6 Ağustos 2008 Çarşamba

Haftanın Panoraması 010808


Gağlip takım:
Tunç - 6
Saruhan - 6
Attakante - 7
Nesil - 8
Yasin - 8
Tosun - 7
Volkan - 10

Mağlup takım
Supi - 2
Salih - 0
Barış - 3
Kıranta - 7
Ufuk - 6
Gökhan - 7
İsmini unuttum - 6

Summary:
Maçta ilk golünü 5-0 mağlupken bulan galip takım 7-4 biten normal süreye aldırmadan disiplinli çalışmalarına devam ederek maçın 12-10 aldı.

Anektodlar:
Ayazağa spor kompleksinde mükemmel hava şartlarında ve mükemmel bir zeminde (dümdüz) oynanan maçta ilk dakikalara mağlup takım adeta damgasını vurdu. Fişek gibi başlayıp zımba gibi beş golü rakibe şandellediler.

Daha sonra ilk golünü Attakante'nin kendisinin bile içine sinmeyecek denli kötü bir vuruşuyla bulan gağlip takım skoru bir anda 5-0'dan 5-1'e getirdi. Yani gerçekten skor 5-0'dı ve bir anda 5-1 oldu. Gağlip takım sorunu çözmüştü. Hayvanlar gibi abandığınızda, kendinizce teknik vuruşlar yaptığınızda bunların hepsini çıkaran kaleciler vardır. (Örnek Liverpool fatihi Eyüp Emre Uçaray) Bu adamlar envai çeşit topu kurtarır. Ama gayet iğrenç şutları da içeri alırlar. Gağlip takım da tekniğin önemli olmadığını anlayıp bitirici vuruşlarda biraz daha sakin davranmaya başlayınca maç daha izlenesi hale gelmişti.

Gelgelelim arada Atakante'ye "artık ne ser ne yar kaldı gözümde, ah ketlin ni holıyın, evlendim yine kurtulamadım senden şerefsiz karı" şeklinde başlayan bir tirad attıracak kadar fark vardı.

5-2'den sonra karşılıklı gollerle giden maçta normal süre 7-3 mü 7-4 mü ne bitti. Halısahacı abi sigarasından sıçrayan ateşle yanmaya başlamış olan eline aldırmadan bizden sonraki saatin boş olduğunu bildirince sahadakilerin birbirlerine baktığı gözlerden kaçmadı. O sırada geride olan gağlip takımla o sırada gağlip olan mağlup takımdan oybirliği ile oynama kararı çıktı. Mağlup takım tarihi bir hata yaptığını bilemezdi tabi. 60 dakikada 3 gol atan takım 30 dakikada 9 gol buldu ama.

Skor 5-0 iken hala Tosun'a "çıkma abi çıkma" diyen Tunç, Tosun'un tam bir DMC-AMC olduğunu unutmuştu. Rakibin üstüne 5'e sıfır giderken bile topu illa Saruhan'a aktaracağım diyen Tunç; Yasin'in sağ ilerideki 40 metrekarelik alanda rakip 3 adamı toplam 32 kere çalımlamasından sonra maçın üçe üç oynanmadığını farketti ve Tosun'u azad etti. Tosun da 7-10 giden maçta takımının sekiz ve onuncu gollerini atarak beraberliği getirdi.

Akabinde gelen gollerle iki farkla öne geçen gağlip takım mağrur ve gururluydu. Mağlup takım ise mağlup ve şuursuzdu. İki farkla yenik duruma düşmüşken santra yapacakları sırada tam Supi ağzını açıp arkadaşlarını eleştirecekti ki "abi niye..." derken zil Supi'yi susturdu.

Maçta ikide bir Tosun'la inatlaşan, en sonunda 80. dakikada"avut atışı kullansana lan" diye Tosun'a çıkışıp sonra da tipik züppe, "ben senin okuduğundan fazla felsefe kitabı okudum ve bu yüzden senin ciğerini biliyorum" bakışlarıyla küçümseyen Salih'in ne yapmak istediğini kimse anlamadı. Zaten kariyeri talihsizliklerle dolu olan Salih, FİVSA ve DÖTE halısaha dönemleri boyunca yüonun gelmiş, geçmiş, gelecek en iyi futbolcusu olan Tosun'a sataşınca kariyerine bir olumsuz anektot daha ekledi. Kendisini her alanda olduğu gibi fibolde de tek ulu bilge kişi zanneden snop Salih, her züppeliğinde ya madara oluyor, ya bacakarası gol yiyor, ya takımı destansı bir mağlubiyet oluyor, ya sahanın kenarında motosikletli çocuğa araba çarpıyor, ya Gürcistan'da savaş çıkıyor... yani birşey oluyor mutlaka. Kendisine biraz idrak diliyoruz Allahtan ve yuh diyoruz.

Bu maçı izleyip de Yasin'e ayrı bir paragraf açmamak olmaz sanırım. Maçın ilk 60 dakikasında "Yasin bitmiş abicim, adam çok ağırlaşmış, göbeğe bak dana gibi olmuş, welkam tu Şen Kasap" dedirten Yasin; son 30 dakikada neler yaptığını anlatmaya bu sütünlar yetmez sayın seyirciler. Zaten o kadar meraklıysanız gelip izleseydiniz, artislik yapmayın. Ama Yasin'in mükemmel oynadığı, göbeğinin yerinde ağır olduğunu, Yasin'in gönekli olmasının iyi olduğu ve göbeği de eritirse maçların çok dengesiz geçeceği konusunda görüş birliğine vardık bu maçta.

Tam 11 yıllık yüo-yüomez halısaha kariyerimde toplasan 200 maça çıkmışımdır heralde. Bir sürü olay gördüm. Kendimin 11 gol attığım maç da oldu, hakemlerle ofsaytlı oynadığımız maç da oldu, Sülenin iki ayağına kramp giren maç da oldu, feci tartışmalar da oldu, Saru Çapoğlu'nun burnunu kırdı, kan aktı, Erdal'ın sakatlanmadan, Tunç'un ölmeden bitirdiği maçlar da oldu, Salih'in generallik değil de askerlik yaptığı maçlar da oldu, Aydın'ın dövam demediği maçlar da oldu, Attakante'nin "masturbasyon yapmayın kardeşim" dediği maçlar da. Ama Volkan'ın kızdığı maç hiç olmadı ve benim dimağımın aldığı kadara göre de; beynimin yettiği yere kadar da olamazdı. Çünkü tanıdığımdan itibaren Volkan maçlarda kızacak bir adam değildi. Takımının oynadığı oyunu eleştiren Volkan kaleye geçti, defansta son adamken kendisinin söylendiğini duyup dönünce yüzüne baktım ki, adam harbiden kızmış:) 5-0 mağlup takım ordan maçı çevirip Volkan'ın gözüne tekrar girebilmiştir umarım, çünkü Volkan bile kızdıysa orda mutlaka en az bir sorun var demektir.

Aciz mağlup takımdan kimi anlatsak boş sayın seyirciler. "Ben maçı sallamadım" diyen sokak Ufuk'u mu anlatalım burada. Yoksa bir ara hönküre hönküre yere oturan beş ciğerli adam Supi'yi mi. Yoksa gaza gelip çektiği şutları Pendik istikametine gönderen Barış'ı mı? Bir sürü fizik ve mental açıdan bitmiş olan adamın arasında cansiperane çalışan Kıranta'yla sokak Gökhan'ı mı. Yoksa ismini hatırlatacak kadar bile oynayamayan yedinci adamı mı. (Ulan burda bile eleştirilecek ben iken lafı döndürüp yedinci adama gönderdim, süper. Hıncal Uluç'a az kaldı.)

Kısa Kısa:
Haftanın fitbolcüsü : Volkan
Haftanın hayal kırıklığı : Salih
Haftanın golü : Tosun'un Salih'e attığı ve gağlip takımın 5-0 mağlubiyetten 10-10 beraberliği yakalamasını sağlayan tabuları yıkan kafa golü.
Haftanın yokluğu hissedileni : Kaleciler
Haftanın yokluğu hissedillmeyeni : Baran
Haftanın varlığı hissedileni : Yasin (Önce yanlış yerde oynatıldığında oynadığı berbat oyunla, sonra da doğru yerine geçtiğinde oynadığı dehşetengiz fitbolle)
Haftanın varlığı hissedillmeyeni : Mağlup takımın yedinci adamı
Haftanın öleni : Tabi ki yine Tunç, hem de iki kez
Haftanın süleni : Barış
Haftanın tartışmacıları : Salih - Tosun (Salih haksızdı ve gereken cezayı da Tosun'dan 10-10 beraberliği getiren golü hem de kafayla yiyerek aldı.)
Haftanın huysuzu : Salih
Ceza tahtası : Salih, Supi

Hiç yorum yok: