İki adet örnek. Bilmemkaç yıl önce bizim köyün derneğinden arkadaşlarla halısahada maç aldık. Dernek tarihinde alınan ilk maç olduğundan katılım bir hayli yüksek. Normalde yedişerli oynanan, benim boyumda sahıslar için altışarlı oynamanın daha avantajlı olacağı büyükçe bir sahada, ondokuz kişiyiz. Bir adam da devrelik. Maçta koşup tepinirken bir koku alıyorum. Herhalde çevrede biryerde kırılmış içki şişeleri var diye içsel bir şekilde düşünürken bira kokusunun sahadaki hırçın forvet İsmet kardeşimden geldiğini anlıyorum. Maç içinde kavga çıkarıyor İsmet. Kendisi aynı yirmi metrekare içinde oynarken, beş kişiyi çalımlayıp şut atan adama kızıyor İsmet pas vermediği için. Kendisine maçın başında içkili olmadığını anlamadığımızdan verdiğimiz pasları şut olarak değerlendiren ve bu şutlar neticesinde rakibe taç ve korner kazandıran armut kardeşim benim. Maç sonunda soruyorum "abi sen içkili misin" diye. "Tabi be abicim" diyor. Arkadaşlardan da hayıflananlar var "keşke bizde içip gelseydik" diye. En kötüsü de çoğunluk maça içkili gelmeyi, maçta içkili oynamayı normal kabul ediyor, yani herkes benzer olaylara şahit olmuş. Herkese teker teker fakyu dileklerimi ileterek uzuyorum ordan, uzayan forvet hesabı.
Başka bir gün bir düğündeyiz. Danalar gibi halay çekmişken salona arkadaşımız Rohat danası geliyor. Masada bulunan 20 kişiyi ben geldim diyerek adam başı 7 dakika boyunca öpmeye sarmalamaya başlıyor. Sıra bana gelince de buram buram kokuyu alıyorum ve "kanki içkili misin diye sorcam ama düpedüz sarhoşsun galiba" diyorum. Kankim de "tabi abi hiç bu düğüne ayık kafayla gelinir mi" diyor?
Eh bunlardan sonra, bana da kendi kendime fakyu demek düşüyor sanırsam. Turistik bir yurtdışı seyehatimde almanların günde ortalama 5-6 şişe bira içtiklerini gördüğümde şoke olmak bir yana adeta şokella olmuştum. (Kötü espriden dolayı özür dilerim) Biz de niye böyle bir şişe içince deliriyoruz anlamıyorum. Bir tek atsa maymuna döner, iki içki içse altına sıçar, üç tane de ortama kusar, dördüncü de acil servis. Yukardaki resim bir fb-gs maçı öncesi veya sonrası çekilemeyecekmiş gibi hissediyorum hiçbir zaman. Seyircimiz hınçlı, futbolcularımız hırslı, halkımız gürzlü.
Sakin olmak lazım sanki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder